TENGRİCİLİK NEDİR, NE DEĞİLDİR ?

Merhabalar,
Tengricilik konusunda bugüne kadar yapmaya çalıştığım açıklamalardan sonra bugünkü konumuz işin en önemli kısmı 🙂
Bakalım biz Türklerin ilk ve gerçek inancı olan Tengricilik hakkında neler biliyoruz ve/veya öğreneceğiz..
Şunu da belirtmek isterim ki, Tengricilik ile ilgili bu ve bundan sonraki yazılarımda “Türk” diye ifade edilen, sadece Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırları içinde yaşayan Türk vatandaşları değildir; dünyanın her bir yerine yayılmış ve Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ün “Ne Mutlu Türk’üm diyene” özdeyişinde belirttiği şekilde “Türk’üm” diyebilen Müslüman Türkler, Hristiyan inancına sahip Gagavuz Türkleri, Yahudi inancına sahip Yakut Türkleri, Ortodoks inancına sahip Hakasya Türkleri gibi Orta Asya’nın ve dünyanın her bir köşesinde varlığını sürdüren “Türk” halklarıdır. 
Dolayısı ile bu yazıların amacı; İslamiyet veya diğer dinlere mensup Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşlarına Tengricilik propagandası yapmak, onların Tengri Dini’ne geçmesi için yol göstermek veya yol açmak, günümüz Semavi dinlerini kötülemek, Tengri Dini’nin diğer dinlere göre üstün olduğunu savunmak vb. hususlar değildir ve asla da olamaz.
Amaçladığım tek şey, Türk ırkının (ve de insanlık tarihinin) ilk ve en eski tek tanrılı dini olan “Tengri Dini” hakkında birçok bilim adamı ve araştırmacı tarafından ortaya konmuş görüşleri ve yazar tarafından yapılan araştırmalar neticesinde ulaşılmış sonuçları “Türk insanı”na sunmak, bunları “Türk halkları” ile paylaşmak ve bu kültürel ve düşünsel zenginliğimizi ortaya koymaktır!
TENGRİCİLİK NEDİR, NE DEĞİLDİR?:
Tengricilik en eski olandan hala bize gelen sestir.
⊗ Türk toplumunun hayatını, görünen/görünmeyen ama varlığını hissettiğini ve etrafında olup biten her şeyi nasıl anlamlandırdığını gösteren bir kılavuzdur.
⊗ Türk ulusunun kendi ördüğü “semboller ve anlamlar aşı”dır.

⊗ Tengricilik “eşitler arası eşitlik” prensibini vurgular. Kişi, kulluk psikolojisinden kurtulursa ve bunu zihninden atarsa yani eşitler arasındaki eşitlik prensibine göre yaşarsa, Tanrı’ya ulaşır.
⊗ Tengri Dini’nin yarattığı insan hür, eşit ve muktedirdir. Tanrı’nın yarattığı insan, Gök Baba’nın ve Toprak Ana’nın oğlu ve kızı olarak onların göz bebeğidir. Tüm diğer varlıklar gibi kendisini Tengri’nin yarattığına inanır, her varlık ile kendini eşit görür, onları sever, sayar. Hiçbir dini ve ulusu aşağı görmez.
⊗ Tengricilik’te kadın-erkek, hayvan-insan, bitki-toprak.. her varlık eşittir. Çünkü Tengri her varlığın içindedir.
⊗ Gök Tanrı insanları kendi suretinde yaratmıştır. Bu nedenle insan Tengri’nin bir parçasıdır ve O’nun suretidir.
* Kendi iyilik ve kötülük algısına göre adaletli olmaya gayret etmekten ve insanlarla ilişkisini en üst seviyede tutmaktan sorumludur.

* Bundan dolayı iyi ve kötüyü seçme yetisine sahip olan insanda sorumluluk duygusu gelişir. Sorumluluk sahibi olmak insan olmanın gereğidir.
⊗ Tengri sonsuzluğu simgeler. Doğa ile birliktedir. Maddeden kopuk değildir ve her varlıkta kendini gösterir.
⊗ Tengri hayvanlar, bitkiler ve insanlar arası ilişkilere karışmaz. Doğadaki bütün varlıkların bir ruhu vardır.
⊗ Tengricilik’te insan doğanın hükümdarı değil, bir parçasıdır. Doğa ile etkileşime girdiğimizde dikkat etmemiz gereken şey ona saygı göstermektir. Doğanın ruhlarına saygımızı yitirdiğimizde insanlığımızın çöküşüne zemin hazırlamış oluruz.
⊗ Tengri toplumsal düzeni ve insan yaşamını belirleyici kurallar koymaz. Toplum düzenini sağlamak Tengri’nin değil bizzat toplumun görev ve sorumluluğundadır.
* İnsan kendine verilmiş olan “aklı” kullanarak ve “doğaya karşı” olan sorumluluğunu üstlenerek yanlış olanları yalnızca iyi niyetle düzeltme yoluna gider.

* Burada parantez açarak söylemek gerekir ki; insanın duyguları üzerine inşa edilen, onu doğanın üstünde konumlandıran ve omuzlarına kaldıramayacağı yükler koyan Semitik dinler, insanlar arasında çatışmaları ve nefreti de körüklemişlerdir.
⊗ Tengri özel olarak kimse ile konuşmaz ve kimseye vahiy yolu ile bir şey göndermemiştir. Çünkü Tengricilik’te herkes eşittir. Tengri, bir kimseye, diğer insanlardan üstün olacağı anlamına gelen özel bir statü vermez.
⊗ Tengricilik’te insan ile Tanrı arasına kimse girmez. 
⊗ Tengricilik’in kutsal kitabı “yaşam”ın bizzat kendisidir. Güncellenmeyen, gelişmeyen, değişmeyen kalıp sözlerden oluşmaz, sorgulamaya her zaman açıktır. Çünkü bundan bir endişe duymaz.
⊗ Her birey Tengri Dini’ni, doğrudan ve sadece Tengri’den (yani doğadan) öğrenir. Herkes kendi yaşantısı ile kendi gücünün farkına varır ve kendisini keşfeder. Yani Tengricilik özgürlükçüdür, din adamlarından veya hocalardan değil doğrudan doğadan öğrenilir.
TENGRİCİLİK ŞAMANİZM’E KARŞI adlı yazımda değindiğim gibi, Kamlar dini bilgiyi aktaran kişi değil, sadece olağanüstü durumlarda kendilerine başvurulan kişilerdir.
⊗ Tengri için ibadet edilmez. Çünkü Tengri yarattığı insanın kendisine “kul” olmasını ve kendisini yüceltmesini istemez. Çünkü Tanrı’nın böyle bir şeye ihtiyacı yoktur. O sonsuz olandır.
 ⊗ Tengri adına kurban kesilmez. Çünkü Tengri kimseye herhangi bir şey için vaatte bulunmaz, bir şey karşılığında iyilik yapmaz.
* Kurban sadece saygı amacı ile iyelere ve atalara sunulur. Kurban da kanlı ve kansız olmak üzere iki türlüdür. Kanlı kurbanlar iyelere çok özel günlerde ve belli periyotlarla yapılan törenle sunulur. Genellikle kansız kurbanlar (yemek, süt, içki vb.) saçı yapılarak sunulur.
* Çünkü Tengri tarafından yaratılmış hayvanlar da kutsal varlıklardır. Öldürülmelerinin çok geçerli bir nedeni olmalı ve bu, onların bedenini ve ruhunu acıtmayacak şekilde yapılmalıdır. 
⊗ Tengri yasaklayıcı veya cezalandırıcı değildir. Tengricilik’te insanları bu dünyada baskı altında tutan tanımlamalar ve bunlardan kaynaklanan tehditler ve korkular yoktur.
* Dünyada sağlanamayan adaletin öldükten sonra Tanrı tarafından sağlanacağı düşüncesi, insanların kendilerine verilmiş olan yaşam hakkının kullanılmaması yani Tanrı tarafından yaratılma amaçlarının gerçekleştirilmemesi, Tanrı’nın bu isteğine karşı gelmek demek değil midir?
* Ayrıca olay, iyilerin ödüllendirilmesi ve kötülerin cezalandırılması boyutuna çekilirse, insanlar da bu inanç doğrultusunda kendilerinde Tanrı’ya karşı bir sorumluluk hissederek bu dünyada bir ceza sistemi geliştirebilir ve bunu Tanrı adına kullanabilirler.. ki insanlık tarihi bunun örnekleri ile doludur.
⊗ Tengri Dininde cami, kilise, sinagog gibi insan yapımı ibadethaneler yoktur. Tüm doğa açık bir ibadethanedir. İnananlar kutsal varlıklara (dağ, ırmak, ağaç, hayvan vb.) şükranlarını sunarlar. Törenler doğada açık alanlarda yapılır. Çünkü ruhların (enerjinin) beşiği doğadır.
⊗ Tengri adına savaş yapılmaz. Çünkü her varlığı eşit gören ve tebliğci olmayan bir dinin yaratıcısı olan Tengri, insanlardan asla böyle bir şey istemez. Tengri’nin, yarattığı dini insanların korumasına ihtiyacı yoktur.
⊗ Tengri Dini “tebliğci” değildir. Yani kendisinin diğer dinlerden iyi veya üstün olduğunu iddia etmez ve insanları kendi dinine davet etmez.
⊗ Tengri’yi inkar etmek günah değildir. Çünkü Tengri bununla ilgilenmez, kimseye Tengri’ye inanmadığı için zulüm veya işkence edilmez. İsteyen inanır istemeyen inanmaz. Tengri’nin, kendisine inananların sayısını arttırma gibi bir amacı asla yoktur.
⊗ Tengri ile irtibata doğa aracılığıyla geçilir. Dolayısı le Tengriciler bilimsel gelişime ve değişime açıktır.
⊗ İnsan her şey için Tengri’ye başvurmaz, O’ndan yardım dilemez, her şeyi O’nun yapmasını beklemez. Kendisine verilmiş olan “akıl” ve “vicdan” ile hareket ederek doğru yolu bulur.
* Doğaya karşı sorumsuz davranırsak doğa bize hava kirliliği, sel, heyelan vb. olaylarla dersimizi vermektedir. Aynı şekilde insanlara karşı da sorumsuz davrandığımızda yüksek suç oranları, güvensizlik, kargaşa vb. olaylarla cezamızı tüm insanlık olarak birlikte çekeriz.
* Dolayısı ile insan olumsuz bir olayla karşılaştığında, sorumluluğumuzu üstlenerek olaya müdahale etmeli ve doğanın düzeninin bozulmasına izin vermemelidir.
TENGRİCİLİK UYGULAMALARI :
⊗ Şimdi de size, buraya kadar anlattıklarımı zihninizde daha somut hale getirmeye yarayacağını düşündüğüm bazı uygulamaları anlatmaya çalışayım.
* Çünkü bu konuda yüz yüze görüştüğüm kişiler hemen şu soruyu soruyorlar; Tengricilik bir din ise ritüelleri nedir ve nasıl yapılır?
* Bu soruya verilebilecek en kısa yanıt şudur; Tengricilik’te ibadet; kutsal doğa varlıklarına, doğada, doğanın verdikleri ile ve doğal yollarla yapılır.
Arınma :
* Arınma süt ile, su ile ve ateş ile yapılır.
* Süt ile arınma, süt saçısı yaparak yerine getirilir. Örneğin bir ağacın dalını, bir gereklilikten dolayı kestiniz. Bunun karşılığında, doğaya saygınızı belirtmek ve size verdiği dal için şükranlarınızı sunmak üzere o ağacın altına doğada yaşayan diğer canlıların beslenmesi için süt, ekmek gibi şeyler koyarsınız.
Tütsüleme :
* Bu ritüel; bir işe başlamadan önce, bir sefere çıkılmadan önce, Türkler için bayramları ifade eden ve törenler düzenledikleri ekinokslarda ve özel günlerde yapılır.
* Tütsülemede kullanılacak başlıca ağaç, “Hayat Ağacı” olduğuna inanıldığı ve kutsal sayıldığı için ardıç ağacıdır.
* Uygulamada ardıç ağacından iki dal alınır. Dallardan birisi yakılır. Tütsülenecek kişi bir dizinin üstüne çöker (şövalye takdis törenindeki gibi) ve ardıç dalı başının üzerine üç kez döndürülür. Bu işi ritüelin konusuna göre Kamlar yapabileceği gibi kişinin bir yakını da yapabilir.
* Sonra kişi ayağa kalkar ve koltuk altından ayağına kadar önce sağ sonra da sol tarafından ardıç gezdirilir. Aynı şekilde sırtında da gezdirilir. Tütsülenen kişinin ayakları çıplak olacağı için ardıç, önce sağ sonra da sol ayağının altından geçirilir.
* Daha sonra tütsüyü yapan ve yapılan kişi dumanı içlerine çeker. Duman üç kere ağızdan çekilir ve ağızda tutulur. Sonra ardıç sırayla sağ ve sol elin altından geçirilir.
* Tütsüleme işlemi bitince dallar demir bir kaba konularak yakılır. Dallardan geriye yaprak dahil hiçbir parça kalmamasına dikkat edilir. Bu küller “insanın aurasının kiri” olduğu için, başka insanlara bulaşmaması gerekir. Gün batımı sonunda da insanlardan uzak yerdeki bir ağacın dibine küller bırakılır.
* Bu ritüel, İslamiyetteki abdest ile benzer değil midir?
Su ile arınma :
* Bu ritüelin ana mantığı vücudumuzun % 70’inin sudan oluşmasıdır. Bebeklerde bu oran % 90’dır. TÜRK MİTOLOJİSİNDE TENGRİCİLİK adlı yazımda anlattığım gibi hayat suda başlamıştır ve vücudumuzdaki su oranı bu nedenle yüksektir.
* Biz suya nasıl yaklaşırsak o da bize (vücudumuza, sağlığımıza) öyle yaklaşır.

* Yılda bir kere ve Ağustos ayında suyun kaynaktan çıkış yerine gidilir. Önce suya dua edilir. Sonra da o sudan içilir ve yıkanılır. Her üç yılda bir farklı kaynaktan çıkan suda yıkanılmalıdır.
* Arınma ritüeli sırasında kaynağa ilk gidişte üç gün suyun yanında yatılır ve oruç tutulur. İkinci sene bu beş gün ve üçüncü gidişte yedi gün olarak uygulanır.

* Aynı şekilde ateşin üstünden atlamak veya iki ateşin arasından geçmekle de arınma ritüeli yapılır.
Oruç :
* Tengricilik’te Bayramlarda oruç tutulur. Bu oruç İslamiyetteki gibi susuz, yemeksiz ve cinsel ilişkisiz değildir. Belirli yiyeceklerin yenmesi ve/veya yenmemesi (özellikle et ve tuz) söz konusudur.
25 Aralık Kün Yanırganı : Bir gün öncesi ve bir gün sonrası olmak üzere toplamda iki gün et, süt ve tuz yenmez. Sadece sebze yenir.
Ay ile Ülker yıldızının birleştiği gün Tengri Yanırga (Çağa Bayramı) : İki gün öncesi ve iki gün sonrası olmak üzere toplamda dört gün et, süt ve tuz yenmez. Sadece sebze yenir.
21 Mart Nevruz : Güneş ile Ay’ın birleştiği gündür. Üç gün öncesi ve üç gün sonrası olmak üzere toplamda altı gün sadece süt ürünleri ve sebze yenir, tuz ve et yenmez.
6 Mayıs Hıdırellez : Doğanın yeşillendiği zamandır. Dört gün öncesi ve dört gün sonrası olmak üzere toplamda sekiz gün sadece süt ürünleri ve sebze yenir, tuz ve et yenmez.
21 Haziran (Güneş Bayramı) : Gök ile yer birleşir. Beş gün öncesi ve beş gün sonrası olmak üzere toplamda on gün sadece süt ürünleri ve sebze yenir, tuz ve et yenmez.
21 Eylül (Ay Bayramı) : Altı gün öncesi ve altı gün sonrası olmak üzere toplamda oniki gün sadece süt ürünleri ve sebze yenir, tuz ve et yenmez.
SONUÇ :
⊗ Bugün Türkiye’de; evinde ulusal kültürümüze ait bir obje bulunmayan, ana okulu çağından itibaren dini ögelerle büyütülen, selamlaşması, beden dili, korkuları, beğenileri ulusal motiflerden tamamen uzak, bir türkü bile bilmeyen bir nesil yaratılmaya çalışılmaktadır.
⊗ Bu, belirtilen amacı güden kesimler tarafından “Türk” ulusunu yok etmenin ana koşulu olarak görülmektedir. Çünkü yaklaşık 1.500 senedir “Türk’ün benliğinin yok edilmesi” projesi tam olarak başarılamamıştır. Şimdi 21’inci yüzyılda bu proje tamamlanmaya çalışılmaktadır.
⊗ Ancak Tengricilik, Türk ulusunun temel harcında var olarak 21’inci yüzyıl Türk insanının kendi potansiyel gücünü keşfetmesini sağlayacak, sorumlu ve özgür bireyler oluşturacak yapıya sahiptir.
⊗ Tengricilik / Tengri Dini / Gök Tanrı Dini adını verdiğimiz kadim tek tanrılı inanç sistemimizi araştırmak, araştırma sonuçlarını insanlarımıza anlatmak ve açıklamak görevimiz olmalıdır.
Sevgiyle kalın!

Facebook sayfamı takip edebilirsiniz.
https://www.facebook.com/mehmetkenanyelken/

“TENGRİCİLİK NEDİR, NE DEĞİLDİR ?” üzerine 21 yorum

    1. Teşekkürler Yusufcuğum.
      Haftaya yayımlayacağım son bir yazı ile Tengricilik konusunu toparlıyorum. Onu da beğeneceğini umut ediyorum.
      Sevgiler.

  1. Doğanın içindeki bir canlı olarak; doğanın sahip olduğu tüm bu güzellik ve gerçekleriyle bütünleşip sevgi dolu özgür ve mutlu bir birey olarak şükrederek yaşamak…korkusuzca kendince ve sevgi dolu.. evet ben TÜRK üm.. sizi seviyorum komutanım

    1. Çok Teşekkür ediyorum Ertuğrulcuğum.
      Tengrici olarak hepimiz insanı sevmeliyiz; ama lafta kalan “Yaratılanı severim Yaratan’dan ötürü” gibi değil.. gerçekten ve “Yaratılan”a karşı duyduğumuz saygıdan, beslediğimiz sevgiden ve ona verdiğimiz değerden dolayı..

  2. Bu detaylı bilgilendirme için teşekkürler. Yeni paylaşımlarınızı sabırsızlıkla bekliyorum.

    1. Salih Bey,
      İlginiz için ben teşekkür ederim.
      Yazıların devamı gelecek, yoldalar 🙂 Sonra da kitabımı yayımlayacağım.

  3. Kenan bey anladığım kadarı ile Allaha inanmıyorsunuz gök tengricilik inanışı bizim İslamiyet öncesi inanışımızdır.Bu inanış islamla birlikde tarihe karışmıştır,Türklerin islamla şereflendiği tarihten bu yana hakdine yönelişleri devam etmektedir.Deizm ile hiç bir farkı olmayan bu inancı yaymaya çalışmak bence akıl işi deyildir.Allah ıslah etsin demekten başka bir şey diyemiyorum sizlere.

    1. Sedat Bey,
      Benim yaptığım şey araştırma sonuçlarımı ifade etmekle sınırlıdır, herhangi bir şeyi yaymaya çalışmak değildir, böyle bir amacım yoktur. Ancak herkes istediği dine inanmakta serbesttir. Tengricilik ile ilgili açıklamaya çalıştığım hususlar ise 12.000 yıl öncesine ait olan ve insanlık tarihinin bilinene en eski tapınağı olduğuna inanılan Göbekli Tepe ile olan irtibatını ortaya koymaktır. Kaldı ki, Tengricilik içinde var olan Şamanlık kurumu bugün İslamiyet içinde değişikliğe uğramış olsa da hala varlığını sürdürmektedir. Ayrıca burada hitap etmeye çalıştığım topluluk sadece Türkiye’de yaşayan müslüman Türkler değil, tüm dünyada var olan Türklerdir ve konu da bu toplulukların ilk inancıdır. Ayrıca bugün dünyada var olan Türk toplulukları İslamiyet, Hristiyanlık, Yahudilik, Budizm gibi inançlara sahiptirler,sadece müslüman değildirler. Konuya geniş açıdan ve bilimsel olarak bakmanızı tavsiye derim.

      1. Bursa’da Tengri ileri Bula bilsem hemen mislimançilığı bırakıp.Tengricilige geçerim.zaten araştırıyorum.böyle bo bilgi varsa benle paylaşır mısınız? Bu arada çok çok teşekkür ederi verdiğiniz bilgilere..tek nefeste okudum.kendim Özbek doğumluyum yani o taraftanım.

    2. Benim Türk olarak çok temiz saf dinim Tengircilik varken ve bununla ben şereflenmişsem ,arabın dini beni nasıl şereflendiriyor anlamadım.
      İslamiyet dediğin kanla savaşla benim atama dayatma ile kabul ettirilmiş bir dindir.Ahlaksız arapları ilgilendirmektedir.Türk orta asyada şerefi ile kadın çocuk bir arada yaşarken Arap pisliklerinin yaptıklarını bilirsin.öyle şereflenme falan yokdur islamda.ahzap 37 ve ahzap 50 yi oku şerefsizi gör.

      1. Aslında müslüman olmayan birini bu konuda muhatap almak doğru değil ama hakaretiniz tengri dininin hoşgörüsü ile çeliştiğinden cevap vermek zorunda hissettim. öncelikle islamiyet arap yarımadasından doğsa da evrensel bir dindir millet ırk ayrımı yoktur bu yüzden de kimsenin mülkiyetinde değildir Kuran bu anlamda yol göstericidir ve her ayet yapılması zorunlu farz değildir ancak yapılması halinde günah olmayacak izin verilen hususlar da içerir ve insanlar Kuranda var diye bunu yapmak zorunda değildir. Ahzap Suresi 37 boşanma halinde evlatlığın eşi ile evlenilebileceğinin iznini verir tamam buna tepkilisiniz ama tepkinizi gösterirken öz kızına, kız kardeşine tasallut eden şerefsizlerle bir tutarcasına asıl şerefsizleri görmezden gelerek değil, 50 Ayette evlenilebilecek helal olan kadınları sayıyor dikkatinizi çekerim evlenilecek diyorum kullanıp atılacak demiyorum hepsini birden al da demiyor ama siz şerefsizlik dediğinize göre zihniyetinizde hepsi ile birliktelik hayali var. Arapların yaşantısı islama mal edilemez yanlış olan insandır din değil. tıpkı sizin gibi dininiz hoşgörü derken siz hoşgörüden uzak bir uslupla karalama yapıyorsunuz demek ki sizin mantığınız ile düşünürsek sisin inaçta bozuk…

    3. Sedat bey;
      Kenan beyin yazdıklarını sanırım okumadınız. Lütfen tekrar ve tekrar okuyunuz. Allah İsmi İslamiyet inanışında yaratıcıya yani Tanrı ya atfedilen ve Tanrının kendine verdiği ve İslam olanlara bildirdiği bir isimdir. Tengri inanşında zaten tanrı tektir. Ad ve sıfattan bağımsızdır. o her şeyi yaratan ve hakim olandır. İslamdaki inanış ile aynıdır. Birden çok tanrı yoktur. Allah hepimize akıl vermiş. Sağlıkla kalın

  4. Ellerine yüreğine sahip kardeşim verdiğin bilğiler Aydınlatıcı oldu eksiklerimiz okuma kültürümüzün yoklugundan ve olmasından bizim büyüklerimizde biliğili olmayınca bizlere öğretmediler malesef ama şimdi okuyan araştıran nesiller sizlerin verdiği aydınlatıcı ve TÜRK’lüğü ve inancını,özünü hatırlatıcı olacaktır çok teşekkürler ediyorum esenlikler diliyorum

  5. Ben İslami kendim rızamla seçmedim,çoğu insanlarda öyle,çocukluktan kafamızda kazıya kazıya Arap felsefesini kafamızda yerleştiler.bence iman adamın kendi rızasıyla olmalı.ve Tengricilik beni daha çok insan yapıyor.kul değil.saygılı bir varlık dünya üzerinde.ona göre İslamiyeti bıraktım,istemiyorum.simdi kendimi buldum.tanrıyle insanın arasında kimse ara buluculuk yapamaz.tanrının buna ihtiyaci yoktur.anlaşılan tanrı olmalı.Tengricilik bunu sağlıyor,ve ben şimdi mutluyum ve huzurluyum.

  6. Ben uzun süredir ateistim, son bir kaç haftada ortalıkta başı boş bir agnostik gibi dolaşıyordum. Bu yazının bana Tanrımı bulmama çok yardımcı oldu. Daha önce böyle merhametli bir Tanrı olduğunu bilmiyordum. Tüm Tanrılar baskıcı ve ona inanmazsak bizi kızıl tamusunda yapacağını söyleyen acımasızlıkken, Gök Tengri biz ona inanmazsak bile, bizi cezalandırmaması bir yana bu umrunda bile olmuyor. Çünkü onun kendisini ispatlamasına ihtiyacı yoktur. İşte aradığım Tanrı buydu. Eğer Gök Tengri inancına ait derli toplu bir kitabımız varsa, almak isterim.
    Sevgiler ve saygılar ile Türkçü Başkan Orkhan Türkbey

    1. Merhaba Orkhan Bey,
      Göstermiş olduğunuz ilgiye teşekkür ediyorum. Yazımı beğenmeniz ve faydalanmanız beni mutlu etti. Bu konudaki kitabımı bitirmek üzereyim. Sanıyorum Eylül 2019 ayının sonuna doğru siz okuyucularım ile buluşacak kitabım.
      Saygılar.

  7. Ben de uzun zamandır blogger olarak yazarım. Tengricilik ile ilgili araştırmalar yapıyordum vakit buldukça sanırım yazmama gerek kalmamış. Sosyal medyanızdan sizi takip ediyorum hocam. Mutlaka kitabınız bittiğinde bu konu ile ilgili ben de bir adet almak isterim. Elinize yüreğinize sağlık. Çok akıcı ve öğretici bir makale olmuş.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir