GÖBEKLİ TEPE-8 : KOZMOLOJİK TEMELLER-2

Merhaba Sevgili Okurlar,
Önceki yazımda sizlere “kozmolojik temeller” bağlamında; kuyrukluyıldız çarpması, 12 sayısının gizemi, astrolojik unsurlar, astronomik ilişkiler, ruh delikleri ve Sırat Köprüsü başlıklarında Göbekli Tepe ile ilgili farklı boyutlarda bilgi vermeye ve ufkunuzu genişletmeye çalışmıştım.
Bu yazımda da aynı konuya farklı başlıklarda devam edip, kozmoloji konusunu tamamlayacağım.
Bakalım beğenecek misiniz 🙂
AKBABA YILDIZ HARİTASI :
Ω Göbekli Tepe C yapısındaki Akbaba Dikilitaşın bir akbabanın bir insan ruhunun öteki dünyaya gidişine eşlik etmesini betimlediği söylenir. O halde bu simgelerin gökyüzü ile de bağlantılı olması muhtemeldir.
Ω Astrologlara göre; akbabanın başı, boynu ve bedeni ortadadır ve Kuğu takımyıldızı siluetini mükemmel şekilde tanımlar. Akbabanın başı Deneb kutup yıldızı konumundadır, bilim adamlarının hesaplamalarına göre de açık kanatları, yıldızın gökyüzünde 11.500 yıl önceki halinin karşılığıdır.
Ω Bu tasvirin üstündeki akrepin Scorpius takımyıldızını işaret ettiğini söylemektedirler. Bu takımyıldızı da Samanyolu’ndaki Büyük Yarık’ın hemen altında yer almaktadır.
Ω Bu duruma göre, büyük ayaklı ve elinde top olan akbabanın kozmik tabloyu tamamladığını söyleyebiliriz. Mavi renkli bölge ise Büyük Yarık’tır.
Ben onların yalancısıyım 🙂
Ω Akbaba kültü” konusunu, bundan sonraki yazımda ele alacağım ve o yazımı bu bölüm ile birlikte düşünmenizi isteyeceğim. Unutmayın, olur mu?

KOZMİK ANA VE KOZMİK DOĞUM :
Önceki yazımda sözünü ettiğim ve D yapısında yer alan Delikli Dikilitaş’a, işlevini daha iyi kavrayabilmek içinyeniden dönelim.
Ω Görüldüğü gibi deliğin etrafında çiftler halinde bir dizi dalgalı çizgi vardır.
Ω Bu çizgiler, deliğin hemen altında bir araya gelirler ve daha sonra dikilitaşın sağ köşesine uzanırlar ve dizlerle ayaklar olduğu varsayılan kısımlar paralel açıklıklar oluşturur. Bu hali ile, bacakları dizinden bükülü bir insan vücudunun tasviri olması mümkündür.

Ω Arkeologlara göre (resme bakış doğrultusuna göre), sol tarafta yer alan alt kısım daha yuvarlaktır ve bir kalçayı temsil ettiği söylenebilir. Paralel çizgilerin ise bacaklar oluşturduğu yönünde yaygın bir kanı vardır.
Ω Dolayısı ile ortada yer alan delik de bir “kadın vulvası” olmalıdır.

Ω Nevali Çori’nin 85 km. kuzeyinde Aladağların eteğinde yer alan Kilisik’te bulunan heykelde de benzer bir delik görebiliriz.
Ω 
Heykele baktığınızda, kol ve ellerin Nevali Çori ve Göbekli Tepe dikilitaşlarındaki kol ve ellere benzediğini görebiliyorsunuzdur sanırım.
Ω Ayrıca bu figürün karnını ve cinsel organını göstermek için elbisesini kaldırdığı gibi bir betimleme söz konusudur.
Ω Karın veya rahim bölgesinde de başı, bedeni ve kolları olan küçük bir insan figürü vardır. Sağ tarafta bulunan resmin ortadaki bölümüne bakarsanız bu figürü görebilirsiniz.

Ω Uzmanlara göre bu heykel, Göbekli Tepe D yapısındaki deliğin kadın vulvası olduğu konusundaki inancı kuvvetlendirmektedir.
Ω Hem Delikli Taş’ı hem de bu heykeli bir arada değerlendirdiğimizde; astro-arkeologların “MÖ 9.400 yılında Deneb’in batışı, dikilitaşının deliği ile hizalandığında “soyut kadının vulvası, yıldız için bir çerçeve oluşturur” tezinin (bana göre) dayanaksız olmadığını söyleyebilirim.
Ω Uzmanlara göre bu senkronizasyon, ruhların ölüm anında gittiği ve doğumda geldiği gökyüzü dünyasına girişi temsil eden Samanyolu’ndaki Büyük Yarık ile hizalanmayı gösterir. Yani kadının vulvası, Büyük Yarık’ın girişine işaret eder.
Ω Bu kadın “Kozmik Ana” olarak adlandırılır. Doğan “Kozmik Çocuk” da Kuğu takımyıldızından çıkarak Büyük Yarık yolu ile yeryüzüne iner.

Ω Bu bağlamda, Göbekli Tepe D yapısının batısındaki dikilitaşın ön yüzünde bulunan hayvan başı figürüne bir bakalım..
Ω Yukarıdaki soldaki resimde “fallop tüpleri”yle rahim veya döl yatağı görülmektedir. Bu hali ile ortada görülen boğa veya buzağı başına benzemektedir, değil mi?
Ω Dolayısı sağdaki resimde görülen figürün, soyut anlamda Kuğu takımyıldızının buzağı başı rolünü temsil etmesi mümkündür.

Ω Göbekli Tepe D yapısında Kozmik Doğum Taşı diye adlandırabileceğimiz Delikli Dikilitaş ile Akbaba Dikilitaşı’nın yan yana bulunduğunu biliyoruz. Buradan hareketle (yazımın ilk bölümünde anlattığım gibi) bu iki dikilitaşın, dünyaya gelen ruhlara akbabanın eşlik etmesinin tasviri olduğu görüşü, bence makul görülebilir.
Ω Günümüz çocuk yetiştirme yaklaşımı eskiye göre farklı olsa da çocuğunuz var “baba/anne ben dünyaya nasıl geldim?sorusuna vereceğiniz klasik cevap ne olurdu? Veya siz sorduğunuzda babanız/anneniz ne cevap vermişti?
Ω Çatalhöyük’te sırtında bebek taşıyan akbaba resimleri bulunmuştur. Günümüzde Avrupa ve Asya’nın birçok yerinde bebekleri leyleklerin getirdiği söylenir. Bu Baltık ülkelerinde beyaz kuğudur.
Sanırım ilintiyi yakalamışsınızdır.. O zamanlarda “akbaba” ile ilişkilendirilen “bebeği getiren kuş”, bugün karşımıza “leylek” olarak çıkmaktadır.
Ω Bu inanışlar, kozmik yaradılışın Kuğu takımyıldızı ve Büyük yarık yakınlarında gerçekleştiğine ve güneşin her gün baştan doğduğuna dair inanışla bağlantılıdır.
TİLKİ VE GÖKKUBBENİN ÇÖKÜŞÜ:
Ω Göbekli Tepe’nin astronomi konusundaki misyonu kapsamında, D yapısının, 18 ve 31 numaralı merkez dikilitaşlarının ön yüzlerinde geniş kemer görünümlü kabartmalar olduğunu daha önce konuşmuştuk hatırlarsanız.
Ω Bu kemerin altında yer alan figürün ise; arka ayakları uzanmış, uzun ve tüylü bir kuyruğu olan tilki derisi olduğu düşünülür (aşağıda soldaki resim).

Ω Bu kabartmanın hemen üstünde ise, büyük ve kalın bir U harfi ile çevrilmiş ve içinden üç ucun çıktığı bir şekil ile tüm bu şekli çevreleyen U veya yarım daire şeklindeki glif görülür.
Ω Bir kısım astro-arkeologlara göre, bu glif, “kuyrukluyıldız” betimlemesidir. Alt tarafta bulunan yarım ay şekli yıldızın merkezini, üst taraftaki üç çıkıntı ise kuyruklarını ifade etmektedir.
Ω Yukarıda ortada yer alan fotoğraftaki kuyrukluyıldız ile dikilitaştaki betimleme birbirine benziyor mu?
Ω Ayrıca sağdaki resimde görüleceği gibi, Çin mitlerinde, Kızılderili kabilelerinde ve başka uygarlıklara ait eserlerde ve bayraklarda bulunan benzer şekiller buna kanıt olarak gösterilmektedir.
Ω Bu iki konuyu bir arada ele alarak kuyrukluyıldızların arkalarında bıraktıkları ışıkların tilki kuyruğunu andırdığı ve bu nedenle tilkinin, kuyrukluyıldızın evrensel bir metaforu olduğu sonucuna varan astro-arkeologlar bulunmaktadır.
Ω Bazı Kızılderili ayinlerinde, büyücülerin tilki postu giyerek dans ettikleri ve sonra da kuyrukluyıldızın gazabından kurtulmak adına postu ateşe attıkları bilinmektedir. 
Ω Ayrıca bilim adamlarının hesaplamalarına göre Halley kuyrukluyıldızı 16.000 ila 200.000 yıldır mevcut yörüngesinde bulunmaktadır. Bunun doğruluğunu kabul etmemiz halinde kuyrukluyıldızın Göbekli Tepe insanları tarafından görülmesi/bilinmesi normal bir durum olarak kabul edilebilir.
Gelelim muhtemel “bu kuyruk neden başka bir hayvana değil de tilkiye ait olabilir?” sorusunun cevabını bulmaya..
Ω Büyük Ayı takımyıldızı toplam 7 yıldızdan oluşur ve tarih öncesi zamanlarda evrensel olarak saban, boyunduruk, sap veya araba olarak betimlenir ve gökkutbunu veya gökkubbeyi ayakta tutan dünya direğini çeviren mekanizma olarak görüldüğü sanılmaktadır.
Ω Büyük Ayı takımyıldızının her çağda gökkubbe çevresinde dönüyor olması buna bir kanıt olarak sunulur.

Ω Büyük Ayı takımyıldızının sapı konumundaki çıkıntıyı oluşturan iki yıldızdan bir tanesi de Tilki yıldızıdır.
Ω Tilki yıldızının sürekli olarak bu mekanizmanın kemerini kemirerek koparmaya çalıştığına, bunu beceremediğine, çünkü her gün doğumu ile bu kayışın güneş tarafından yenilendiğine inanılmıştır.

Ω Günümüzde Tilki’yi; “kurnaz”, “şeytan” veya “oyun bozucu” olarak tanımlamamızın temelinde bu inanış yatıyor olabilir.
Ω Bu kabullenişlerden yola çıkacak olursak, MÖ 10.000’li yıllarda yaşayan insanlar, gökkubbenin çökmemesi yani kozmik düzenin bozulmaması yani dünyanın yok olmaması için Tilki’yi kontrol altına almak istemiş ve tilki kabartmalarını bu maksatla sıkça kullanmış olabilirler.
Ω Çünkü korktuğunuz “şey”i, bir yere hapsederseniz, onu kontrol altına almış olabilirsiniz. Sizce, tilki ve diğer yabani hayvanları taşlara resmetmek, onları kontrol altına almak amacını taşıyor olabilir mi?
Ω Resimde Göbekli Tepe B yapısının merkezi dikilitaşlarından 9 numaralı dikilitaş üzerindeki delikler görülmektedir.
Ω Göbekli Tepe’de bir çok dikilitaşta bulunan bu  deliklere tilki postu gibi Şamanist simgeler asıldığı, kuyrukluyıldız gibi gök cisimlerinden korunma amacı güdüldüğü ve ritüellerin de bu tema esas alınarak düzenlendiği sanılmaktadır.
SONUÇ :
Bir önceki yazım ile bu yazıyı birlikte ele alacak olursak, şunu söyleyebilirim ki;
Ω MÖ 10.000’li yıllarda bu insanların; daha önce dünya üzerindeki hayatın büyük oranda yok olmasına neden olan kuyrukluyıldız çarpmasının yarattığı korku ile gök varlıklarına tapınma şeklinde bir inanç geliştirmiş olmaları mümkündür.
Ω Ayrıca bu insanların ilkel insanlar olmadıklarını, tüm bu anlatmaya çalıştığım benzerliklerin tesadüf olamayacağını ve astronomi ve astroloji konularında bilgi sahibi olduklarını düşünüyorum.
Yazıma yapacağınız yorumlarınızda, sizlerin görüşlerini de öğrenmekten mutlu olacağımı ifade etmek isterim.
Sevgiyle kalın.

“GÖBEKLİ TEPE-8 : KOZMOLOJİK TEMELLER-2” üzerine 7 yorum

  1. Kuyruklu yıldızın neden çarpma hissi veya korkusu doğurabileceğini düşünemedim
    O dönemde “dünyaya düşebileceğini” kestirmeleri zor bence
    Ama hem gökyüzünde çok madiren görülmesi hem de uzun aralıklı dönemlerle ortaya çıkması – her zaman görülmememsi nedeniyle mistik anlamlar yüklenmesi çok makul bence
    Yazılarını ve yorumları ilgiyle izliyorum sevgili kardeşim

    1. İbrahimciğim,
      Bundan önceki yazımda (Göbekli Tepe-7: Kozmolojik Temeller), son buzul çağı öncesinde bir kuyrukluyıldız çarpması sonucunda dünyadaki hayatın büyük ölçüde zarar gördüğü görüşünü savunanların da olduğunu yazmıştım. Hatta büyük boyutlu hayvan türlerinin de bu nedenle yok olduğu iddia edilir. “Dolayısı ile korku oradan gelebilir” demek istiyorum. Yoksa olmayan bir olayı hayal etmeleri değil belirtmek istediğim.. geçmişte yaşanmış olması muhtemel bir olayın yansımaları.
      Sevgiler.

  2. Kenan Bey… ilgi ile okudum… teşekkürler… sizin de sözünü ettiğiniz kuyrykluyıldız çarpması teorisi giderek daha yaygın hale geliyor.. Özellikle Graham Hancock’un kitap ve söyleşilerinde… bir özeti şu videodan izlenebilir..
    https://youtu.be/JUYoZmD_Br4

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir