GÖBEKLİ TEPE-19 : BAŞLICA ÖZELLİKLERİ

Merhabalar
“Göbekli Tepe” konulu yazı dizimde bugüne kadar sizlere, Göbekli Tepe ile ilgili birçok konuda  bilgi vermeye çalıştım. Bu ve sonraki iki yazımda da geniş bir özet sunarak bu yazı dizisini noktalamaya çalışacağım. Bundan sonraki yazılarım ise gelişmeleri sizlere bildirmekle sınırlı olacak.
Hadi özetimize başlayalım. Daha geniş bilgiye “Her Yönü ile Göbekli Tepe” adlı kitabımda ulaşabilirsiniz.BÖLGENİN ÖZELLİKLERİ :
* Dünyamızın yaşadığı son buzul çağının sonunda MÖ 12700-10800 yılları arasında Toros ve Zağros sıradağlarındaki buzullar, bu dağların güneyi ve kuzeyi arasında bir duvar teşkil etmişlerdir.
* MÖ 10800-9600 yılları arasında önce küresel ısınma artarak buzulları erimiş, sıcaklıklar günümüzde yaşadığımız ortalama değerlere ulaşmış, yağışlar azalmış, Toros ve Zağros sıradağlarının güneyinde dünyadaki en zengin yeni ekilebilir alanlar, yaşam alanları ve yaşam koşulları ortaya çıkmıştır.
* Göbekli Tepe; Türkiye, batı İran ve Levant bölgesini kapsayan ve “BEREKETLİ HİLAL” adı verilen dünya üzerinde yaşam koşullarının en iyi olduğu bölgenin tam ortasında yer almaktadır.
* İnsanların tarımı keşfetmelerini müteakip yerleşik düzene geçmelerinin devamında önce adına “kefaret ödeme” veya “şükran sunma” veya “tapınma ihtiyacı” diyebileceğimiz ritüeller ve sonra da inanç sistemleri ortaya çıkmaya başlamıştır.
* Temel olarak yerleşik yaşam, tarım ve hayvancılıkla belirlenen bu çiftçi yaşam yani “tarım devrimi”; kısa sürede Asya’ya, Anadolu içlerine, oradan da Avrupa’ya yayılmıştır.
GÖBEKLİ TEPE’Yİ ÖZEL KILAN HUSUSLAR :
* Göbekli Tepe, sosyo-ekonomik -ve elbette düşünsel- dönüşüm içerisindeki insan toplumları tarafından inşa edilmiş, kullanılmış ve sonra terk edilmiş yapılardan oluşan bir yerdir. Dolayısıyla bu değişimin neden ve nasıl gerçekleştiğine ilişkin önemli bilgiler barındırır.
* Göbekli Tepe’deki bulgular göstermektedir ki, günümüzden 11.500 yıl önce Türklerin anavatanı olan Anadolu toprakları üzerinde; İngiltere’de bulunan Stonehenge’den 7.000 yıl, Mısır Piramitlerinden 7.500 yıl ve ABD Devletinin kuruluşundan 12.000 yıl önce medeniyet vardır.
* Göbekli Tepe bulguları gösteriyor ki, avcı toplayıcı durumundaki atalarımız tarım toplumuna geçmeden önce kapısız ve penceresiz yapılar inşa etmişlerdir.
* Ayrıca Göbekli Tepe bölgesinde ortaya çıkan arkeolojik bulgular, metal aletler kullanarak taşları yontmayı 6.000 yıl önce öğrendiğini düşündüğümüz insanların, aslında 10.000-12.000 yıl önce metal aletler kullanmadan büyük ve detaylı inşa ve yontma yapacak kadar bu konuda beceri sahibi olduklarını ortaya koymuştur.
* Göbekli Tepe’yi ilginç ve önemli kılan özelliklerinden biri de “sosyal ve manevi yaşam”dır. O dönemde tarım ve hayvancılık insanoğlunun hayatına girmeye başlamış, ancak henüz tam yerleşmemiştir; avcılık ve toplayıcılık halen en temel besin elde etme yöntemidir. Göbekli Tepe’deki ilk yapılar da bu geçiş aşamasında inşa edilmiştir.
* Göbekli Tepe’de bulunan kalıntıların Eriha ve Nauf Kültürü, Ayn Gazal, Nahal Hemar gibi diğer Neolitik yerleşimler ile birlikte ele alınması gereklidir. Tarihsel ve bölgesel olarak Nevali Çori, Çayönü ve Çatalhöyük bize Göbekli Tepe hakkında doğrulara ve gerçeklere ulaşmamız için yol gösterebilecek olan fenerlerimizdir.
* Stilize edilmiş insanları tasvir eden T biçimindeki sütunların ağırlıkları 40 ila 60 ton arasında değişmektedir. Tonlarca ağırlıkta olan bu taş sütunlar yaklaşık 300-400 m. ötedeki madenden bulundukları yerlere taşınmış, ilkel el aletlerinden başka bir aletin olmadığı dönemde yukarıya kaldırılmışlar ve temelde açılan deliklere oturtmuşlardır. O günün teknolojisi ile bu işlemlerin nasıl yapıldığı henüz çözülememiştir.
* Göbekli Tepe’de şimdiye kadar ortaya çıkartılan 43 adet dikilitaştaki tüm şekiller “erkek”tir. Dişi veya “kadın”ı betimleyen resimler ve kilden yapılmış figürler yoktur. Oysaki ilk neolitik yerleşimlerde bu hususlara bolca rastlanmaktadır. Bu husus da Göbekli Tepe’nin bir yerleşim yeri değil kült merkezi olma düşüncesini kuvvetlendirmektedir.
* Dikilitaşların üzerinde kimi arkeoloğa göre insan kollarını, kimilerine göre ise töreni icra eden din adamının atkısını betimleyen şekiller vardır. Bu kollar dikilitaşın baş bölümünün bitiminden başlamakta ve gövdeyi dolanarak ön tarafta birleşmektedir. Ön tarafta görünen şekiller ise kimine göre el, kimine göre de atkının (etolün) püsküllerini tasvir etmektedir. Ancak bu şekil dikilitaşların tamamında yoktur.
* Özellikle dikkat çeken bir figür ise “turna”dır. Turna su kuşudur ve Fırat-Dicle vadisinde sıklıkla bulunur. 2 numaralı dikilitaştaki turna şekilleri incelendiğinde, kuşun bacaklarının anatomik olarak imkansız, garip bir şekilde bükülmüş olduğu görülür. Belki de bu turna değil turna kıyafeti giymiş ve dans eden bir insan (kam)dır. Çatalhöyük’de buna benzer bir turna kostümü parçası olduğu tespit edilen kanatlar bulunmuştur.
* Yerleşim yerleri (Çayönü, Nevali Çori, Tell Abr, Mureybet, Jerf el-ahmar, Tell Qaramel vb.) Göbekli Tepe’nin etrafından yaklaşık 200 km²’lik bir alanda inşa edilmiştir. En yakın su kaynağı dört km. ileridedir ve en yakın yerleşim yeri 35 km. uzaklıktaki Nevali Çori’dir.
* Göbekli Tepe’de çok sayıda kemik bulunmasına rağmen, yeme içmede kullanılan kaplara ait hiçbir parça bulunamamıştır. Bu, insanların burada bir yaşam merkezi kurulmadığını, büyük insan topluluklarının belli bir maksatla (dini ayinler vs.) bir araya geldiği bir kült merkezi olduğunu göstermektedir. Atalarımız burada büyük ihtimalle daha çok dinsel özelliği ön planda olan bir yer inşa etmişlerdir.
* A, B ve D yapılarının “terrazo” adı verilen sönmüş kireçtaşından bir malzeme ile su geçirmez bir tabana sahip olması, C yapısının ise bu tarz bir tabana sahip olmamakla beraber sıvıların akmasını sağlayacak kanal ve deliklerin bulunması, burada “kan akıtma” temelli ayinlerin yapıldığına kanıt olabilir.
* İnsanlığın avcı toplayıcı döneminde yerleşim ve tarım kavramlarından çok uzak olduğu 12.000 yıl öncesinde bu yapıların nasıl ve ne maksatla tasarlandığı sorusu henüz cevaplanmamıştır.
* Göbekli Tepe’de MÖ 10.000 civarlarında Fırat ve Dicle arasındaki geniş alanda bir semboller sisteminin olduğu ve bunların eski dönem insanı tarafından kültürel bellek deposu için araç olarak kullanıldığı kesindir.
* Buradaki yapılar basit değildir ve sadece küçük bir insan grubu tarafından inşa edilemeyecek kadar büyük ve ağırdırlar. Dolayısı ile planlama, güç, beceri ve bir nedenle bir araya gelen insanların gerçekleştirdiği işbirliğini gerektiren kolektif bir toplumsal yapı söz konusudur. Büyük bir sembol hazinesi ve yapılardaki görkemin, buna uygun gelişmiş bir toplumsal organizasyon ile mümkün olabileceği açıktır. Bu da bize iş bölümlü toplumların burada ortaya çıktığını gösteren bir kanıt olabilir.
* Gelişmiş bir organizasyon ve iş bölümüne dayalı olarak yapıldığı ön görülen Göbekli Tepe’de karşımıza çıkan “toplumsal yaşam ve örgütlenme kültürü” ya burada ortaya çıkmıştır ya da bu yapıları inşa eden insanlar tarafından ait oldukları başka bir yerden/kültürden getirilmiştir.
* Göbekli Tepe inşa projesi ve bununla bağlantılı olan zorunlu inşa lojistiği, bizi, MÖ 10. ve 9. binde, normalde büyük olasılıkla bağımsız hareket eden grupların, yapıların gerçekleştirilmesi için gerekli insan gücünü sağlamak maksadıyla uzlaşarak bir araya geldikleri sonucuna götürmektedir.
* Bu tür birleşmelerin temel başarısı böylesi merkezlerde bir araya gelen gruplarla, var olan ve yeni eklenen bilgi ve pratiğin çoğalması ve yayılmasıdır. Bu organizasyonu yapabilmek, daha öncesinde bu şekilde yaşamış olmayı ve dolayısı ile bu kültüre sahip olmayı gerektirmektedir.
* Burada açıkça görülen, dönemin insanlarının muhtaç oldukları gücü, inandıkları dini bir motivasyon kaynağından almış olabilecekleridir. Doğa tarafından zorlanan yeni yaşam stratejileri değil, aksine dini davranış tarzıyla ortaya çıkan toplumsal baskı, açıkça yeni geçim stratejilerinin gelişimine neden olmuş olabilir. Bu derin kültür, tarihin derinliklerinde kaybolmamış, aksine sürekli biçimde geleceğe taşınarak günümüz yaşam biçimini, düşünce yapısını ve hayat görüşünü oluşturmuştur.
* Göbekli Tepe’yi inşa eden insanların ilkel insanlar olmadıkları, tüm bu benzerliklerin tesadüf olamayacağı, Göbekli Tepe’yi inşa eden insanların ve astronomi ve astroloji konularında bilgi sahibi oldukları kesin gibidir.
* Göbekli Tepe C ve D yapılarındaki delikler Deneb yıldızı ile birlikte Samanyolu’nda bulunan Büyük Yarık ile de yönelimlidir. Büyük yarık ise gökyüzünde timsah başı şeklinde görülür. Fırat ve Dicle nehirlerinde “tarihin hiçbir döneminde” timsah bulunmamasına rağmen Göbekli Tepe’de timsah kabartmasının bulunmasının nedeni bu olabilir.
Sevgiyle kalın!

 

 

 

 

 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir